13 Mayıs 2016 Cuma
Din, buzdolabının üzerine yapıştırılan ‘magnet’ değildir!

Canlı yayınlanan televizyon programlarında ya telefonla ya da sosyal medya üzerinden birçok sorular gelmekte. İstisnalar var tabii ama şöyle bir genelleme yaparsak diyebiliriz ki; din algısı yerini neredeyse tamamen dinin dışında bir anlayışa, yani anlayışsızlığa bırakmıştır.

Mesela şu sorunun sizde neler çağrıştırdığına bakın. Bir kadıncağız arıyor ve şöyle diyor:

“30 küsur senelik evliyim. Kocam beni aldattı, sonradan da benden saklama ihtiyacı duymadı. Bana 3 kere ‘Boş ol!’ dedi ama benimle yaşamaya devam ediyor, aynı evde oturup kalkıyoruz. 26-28 yaşlarında erkek çocuklarım var. Babalarının işlerinde çalışıyorlar. Hem işleri bozulmasın hem de babalarıyla araları açılmasın diye durumu onlara söyleyemedik. Ben şimdi bu evi terk edersem Allah Teâlâ’ya karşı günah işlemiş olur muyum?”

DİN, İNSANI İHYA EDER

Allah (CC) rızası için şu konuşmayı dini açıdan değerlendirmeye çalışırsak, neresine fetva verelim yahut dini bir çözüm getirelim?

Bir kere ortada zina eden bir adam var. Dini kendine oyuncak etmiş bu adam, günah işlediği yetmiyormuş gibi, sanki dinden çok anlıyormuşçasına güya şeriata uygun boşama yapmış.

Haydi bunu da geçtik... Bu adam boşanmış olduğu hanımıyla aynı evde yaşamakta. Eee, bu da zina hükmünde bir hareket. Çocukları sadece ekmek parası için babaya bağlı olduğundan, yani iş kaybı ve bozulması korkusundan dolayı haberdar edilmiyor, günah üstüne günah yapılırken birçok şey kabulleniliyor, bu kadar karışık bir bataklıktan “Kocam ’Boş ol!’ dediği halde ben bu boşanmaya rıza gösterip evi terk edersem acaba Allah (CC) bana günah yazar mı?” diyerek soru soruyor. Yahu bunun neresi dini kaygıyla yahut hassasiyetle izah edilebilir?

Arkadaşlar! Din; hayatımızın tamamını içine alan, bunu izah eden, hükümleriyle, ahlakıyla hatta cezası, müeyyideleriyle yaşanması gereken; Allah Teâlâ’nın indirdiği mânâdır. Yoksa kafanıza göre yaşadığınız ve kendinize göre kabullerden oluşan dünyanıza dinden bir motif yapıştırmak veya yakıştırmak asla dindarlıkla izah edilemez. Buzdolabının üzerine yapıştırılan “magnet” değildir din. Yerken, içerken hayatınızı bildiğiniz gibi yaşarken arada bir gördüğünüz, hatırladığınız şey de din olamaz.

Din; adamı ihya eder. İhya ne demek, icat eder. Yeniden yapılandırır, ruhlar âleminden dünyaya indirilmiş insanı semavi, yüce âlemlere çıkartır, bunu yaparken de dünya üzerinde insan şerefine uygun şekilde yaşatır.

Yukarıdaki örneğe dönersek... Kişi aldatırken dini hükmü hiç iplemeyecek, kafasına göre karısını boşayacak ama şer’î açıdan icap edenleri yapmayacak, her türlü ahlaksızlığa rağmen birkaç kuruş uğruna dinin hükümleri göz ardı edilecek, sonra da aradan bir cümle seçip “Şunu nasıl yapsam?” diye, adeta alay edercesine hüküm istenecek.

İNANCIMIZI GÖZDEN GEÇİRELİM

Allah (CC) aşkına bu olacak şey mi? Yahu kullandığınız bir antibiyotik veya ilacı bile kafanıza göre aldığınızda şifa bulamıyorsunuz. Hastalığınızdan kurtulmayı bir kenara bırakın, sırf kaidesine riayet etmediğiniz için bir daha o ilaçtan fayda bile göremiyorsunuz. Tıbbın kanunuyla bile oynandığında deva aranan bir sahada zarar görülüyorsa, Allah Teâlâ’nın bir bütün ve mükemmellik çerçevesinde indirdiği dini böyle parça pırtık yapmak adamı iflah eder mi?

Hee bak... İnsan işin çerçevesini bilir fakat bazı hükümlerini yapamaz, uygulayamaz... Bunu anlarım. Herkesin hatası, gediği, eksiği vardır. Fakat haramı helal, helali haram yapıp ondan sonra da teferruatın teferruatı denilebilecek bir mevzuda sanki dine müracaat ediyormuş gibi bir havaya bürünmek en hafif tabiriyle cahilliktir.

Ramazana sayılı günler kala dinimizin inanç temellerini yani iman ve itikat mevzularını lütfen bir daha gözden geçirelim, sonra da dinin bilinç ve dindarlık boyutunda işin neresindeyiz bir düşünelim.

 

İSLAM NAZARINDA KORUNMASI ZARURI OLAN 5 ŞEY

1- Nefsi (hayatı) muhafaza

2- Dini muhafaza

3- Aklı muhafaza

4- Nesli muhafaza

5- Mal ve mülkü muhafaza

 

KUR’ÂN DİLİ

“Ey iman edenler! Allah’ın (CC) size helal kıldığı temiz şeyleri haram saymayın. Aşırı da gitmeyin; çünkü Allah (CC) aşırı gidenleri sevmez.” Mâide - 87

“Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?” Bakara - 85

 

EFENDİMİZ (SAS) SAADETLE BUYURDULAR

- “En kötü insan, dini konularda kendi düşüncesiyle hüküm verip haramı helal, helali de haram sayandır.” Hadîs-i şerîf - İbn-i Asâkîr

- “Müminlerin iman bakımından en kusursuzu ahlakı en güzel olanıdır. Ahlakı en güzel olanınız da hanımlarına en güzel davrananınızdır.” Hadîs-i şerîf - Ebû Dâvud, Tirmizî, Dârimî

- “Çocuklarınıza ikrâm edin ve terbiyelerini güzel yapın.” Hadîs-i şerîf - İbn-i Mâce

 

Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Din, buzdolabının üzerine yapıştırılan ‘magnet’ değildir!