Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 6 Şubat 2023 depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Malatya’da düzenlenen basın toplantısında konuştu. Arıkan, aradan geçen 36 aya rağmen Malatya’da çok sayıda sorunun çözülemediğini belirterek, “Bugün Malatya’nın yaklaşık yüzde 40’ı depremde yok oldu. Buna rağmen hâlâ konteynerde yaşayan vatandaşlarımız var” dedi.
Malatya’da bulunmanın hem hemşehrilerle bir araya gelmenin mutluluğunu hem de büyük depremin yıl dönümünde olmanın hüznünü taşıdığını ifade eden Arıkan, deprem sonrası Malatya için emek veren herkese teşekkür etti. Arıkan, “Bir bardak su getiren de, çözüm üretmeye çalışan da bu büyük dayanışmanın parçasıdır” diye konuştu.
6 Şubat’ta hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyen Arıkan, 2023 yılında yapılan hasar tespitlerine dikkat çekti. O dönem Malatya’da 32 bin 304 binada, 173 bin 293 bağımsız bölümde inceleme yapıldığını hatırlatan Arıkan, 8 bin 253 binanın ağır hasarlı olarak kayda geçtiğini söyledi.
"Aradan geçen zamana rağmen birçok sorun hala çözülebilmiş değil"
Hükümetin bir yıl içinde 31 bin konut yapılacağını açıkladığını ancak sahada yapılan değerlendirmelerde Malatya’nın en az 100 bin bağımsız bölüme ihtiyaç duyduğunun ortaya çıktığını belirten Arıkan, “Aradan geçen zamana rağmen birçok sorun hala çözülebilmiş değil” dedi.
Ağır hasarlı binaların yıkımının geciktiğini, konteyner sayısının yetersiz kaldığını ve içme suyu problemleri yaşandığını ifade eden Arıkan, adliye binasının yıkılmasıyla hizmetlerin beş ayrı noktadan verildiğini kaydetti. Arıkan, kayısı bahçelerinin imara açıldığı bölgelerde en büyük hasarların yaşandığını da sözlerine ekledi.
Malatya’nın yalnızca 6 Şubat depremleriyle değil, 24 Ocak 2020 Sivrice depremiyle de ağır yara aldığını belirten Arıkan, kentin yaklaşık beş yıldır deprem mağduru olduğunu vurguladı. Konteynerde yaşamın hâlâ sürdüğünü, kura çekilmesine rağmen evlerine giremeyen vatandaşların bulunduğunu dile getirdi.
"Konteynerler boşaltılıyor ama ortada ev yok"
Elektrik, su ve altyapı sorunlarının devam ettiğini, fahiş kira artışlarının ve göçün önemli bir problem haline geldiğini söyleyen Arıkan, umutsuzluğun her geçen gün arttığını ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın sosyoekonomik gelişmişlik raporunda Malatya’nın dördüncü kademede yer almasının da yeterli desteğin verilmediğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Depremin bir doğa gerçeği olduğunu ancak bu kadar can kaybının kader olmadığını belirten Arıkan, fay hatları ve dere yataklarına imar açılmasının siyasi bir tercih olduğunu dile getirdi. İmar affının yasal olabileceğini ancak meşru olmadığını savundu.
Konteyner kentlerin tahliyesine de değinen Arıkan, “Konteynerler boşaltılıyor ama ortada ev yok. Kışın ortasında insanlar nereye gidecek?” diye sordu. Yeni inşa edilen çarşı alanının Malatya’nın tarihi dokusu ve kimliğiyle örtüşmediğini belirten Arıkan, kentin ruhunun kaybolduğunu söyledi.
İş güvenliği konusuna da dikkat çeken Arıkan, hızlı teslim baskısının iş kazalarını artırdığını ifade ederek, “2022 ve 2023’te iki yılda 13 işçi hayatını kaybetmişken, sadece 2025 yılında 38 vatandaşımızı iş kazalarında kaybettik. Bu tablo alarm veriyor” dedi.
Kayısı üreticilerinin de ciddi zararlar yaşadığını ancak yeterli destek alamadığını söyleyen Arıkan, deprem bölgesindeki yaraların bir an önce sarılması gerektiğini vurguladı.
Abdullah Akın Malatya’da Türkiye Kalkınma Planı’nı Anlattı
Genel Başkan Arıkan'ın ardından söz alan SP Planlama ve Koordinasyondan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Akın ise Türkiye Kalkınma Planı’nı kamuoyuyla paylaştı. Akın, Türkiye’nin uzun yıllardır adaletsiz bir ekonomik sistem içerisinde kaynak kaybettiğini belirterek, mevcut ekonomik sorunların temelinde kapitalist ve emperyalist yapının bulunduğunu ifade etti.
Ekonomik problemlerin hükümetler ve yönetim sistemleri değişmesine rağmen çözülemediğine dikkat çeken Akın, tarım ve hayvancılığın çökme noktasına geldiğini, hayat pahalılığının vatandaşları her geçen gün daha fazla zorladığını söyledi. Türkiye’nin üretimden uzaklaştırıldığını ve tüketim odaklı bir yapıya mahkûm edildiğini vurgulayan Akın, bu tablonun sürdürülemez olduğunu dile getirdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan tarafından 8 Kasım 2025 tarihinde Ankara’da kamuoyuna açıklanan Türkiye Kalkınma Planı’nın tanıtım çalışmalarını tüm illerde sürdürdüklerini belirten Akın, planın temel amacının cari açığı kapatmak ve Türkiye’yi yeniden üretim ekonomisine geçirmek olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yıllık yaklaşık 360 milyar dolarlık ithalatına karşılık 250 milyar dolarlık ihracat yaptığını hatırlatan Akın, her yıl oluşan yaklaşık 110 milyar dolarlık cari açığın Türk lirasının değer kaybının ve ekonomik kırılganlığın temel nedeni olduğunu ifade etti. Bu açığın kapatılmadığı sürece ekonomik istikrarın sağlanmasının mümkün olmadığını belirtti.
Türkiye Kalkınma Planı’nın birinci hedefinin “ithal ikamesi üretim” olduğunu vurgulayan Akın, bu kapsamda 41 master proje hayata geçirileceğini açıkladı. Plan doğrultusunda 41 ana fabrika kurulacağını, bu fabrikalara bağlı yüzlerce uydu fabrikanın da üretim zincirine dâhil edileceğini söyleyen Akın, yatırımların yalnızca Marmara ve Akdeniz bölgelerinde değil, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de gerçekleştirileceğini ifade etti.
Türkiye’de gayri safi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 50’sinin sadece beş ilde üretildiğine dikkat çeken Akın, bu dengesizliğin giderilmeden vatandaşların doğdukları yerde doymasının mümkün olmadığını söyledi. Kalkınmanın belirli merkezlerde değil, ülke geneline yayılması gerektiğini vurguladı.
Malatya’ya Özel Yatırım ve Projeler
Abdullah Akın, Türkiye Kalkınma Planı kapsamında Malatya’ya yönelik planlanan projeleri de ayrıntılarıyla paylaştı. Buna göre Malatya’da askeri insansız robot fabrikası kurulacak ve Türkiye’nin askeri robot ihtiyacı bu şehirden karşılanacak. Yolcu uçağı projeleri için aviyonik sistemler fabrikasının da Malatya’ya kazandırılacağını belirten Akın, uçakların tüm elektronik uçuş ve kontrol sistemlerinin bu tesiste üretileceğini söyledi.
Ayrıca bakır, kurşun, çinko, demir ve çimento hammaddelerine dayalı sanayi tesislerinin kurulacağını ifade eden Akın, üretimin tabana yayılması amacıyla 500 adet organize sanayi öncesi işlik yapılacağını, bu işliklerin 500 ve 1000 metrekarelik imalathanelerden oluşacağını belirtti. Böylece vatandaşların doğrudan üretime katılmasının sağlanacağını dile getirdi.
Tarım alanında da önemli adımlar atılacağını kaydeden Akın, tarımsal ürün toplama, paketleme ve dağıtım merkezinin kurulacağını, üreticinin ürününün değerinde alınarak pazarlama sorununun ortadan kaldırılacağını söyledi. Kayısıya dayalı katma değeri yüksek ürünlerin üretiminin teşvik edileceğini belirten Akın, çiftçilere ücretsiz güneş enerjili dalgıç pompa sistemleri kurulacağını, sulu tarımın yaygınlaştırılacağını açıkladı. Tarımda temel girdilerden KDV ve ÖTV’nin kaldırılacağını ifade eden Akın, planlı ve katma değeri yüksek tarım modeline geçileceğini söyledi.
İşsizlik ve Sanayi Hedefleri
İŞKUR’un 2025 Eylül raporuna göre Malatya’da 27 bin 786 kayıtlı işsiz bulunduğunu aktaran Akın, kayıt dışı işsizler ve sınava hazırlanan gençlerle birlikte bu sayının 60 binin üzerine çıktığını belirtti. Bu rakamın yaklaşık iki Malatya Stadyumu dolusu insana karşılık geldiğini ifade eden Akın, işsizliğin kentin en önemli sorunlarından biri olduğunu vurguladı.
Gençlerin mühendis, yazılımcı, AR-GE uzmanı ve teknik eleman olarak katma değerli üretim yapan fabrikalarda istihdam edileceğini belirten Akın, insanca yaşamaya yetecek ücretlerin hedeflendiğini söyledi.
Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin 2002 yılında yaklaşık 3 bin dolar seviyesindeyken bugün 15–17 bin dolar bandına çıkmasına rağmen dünya sıralamasında hâlâ 67’nci sırada yer aldığına dikkat çeken Akın, bunun gerçek bir kalkınmanın sağlanamadığını gösterdiğini ifade etti.
TÜİK’in 2024 verilerine göre Malatya’nın imalat sanayisinin gayri safi yurt içi hasılaya katkısının 33 milyar TL, yani yaklaşık 1 milyar dolar olduğunu belirten Akın, bu rakamın 5 yıl içinde 7,5 milyar dolara, 10 yıl içinde ise 15 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. Akın, Malatya’nın kurulacak ana fabrikalar ve yan sanayi yatırımlarıyla bölgesel bir teknoloji üssüne dönüştürüleceğini sözlerine ekledi.









